Türkiye’de travesti olmak suç!

Bu ülkede “travesti” olmak suç. Bu ülkede biyolojik cinsiyetini, yani bedenini, toplumsal cinsiyete aykırı kullanmak suç. Yani kendi bedeninden kendi yapına uygun tasarruf edemiyorsun. Heteroseksist, erkek egemen cinsiyetçi devlet belirliyor senin nasıl yaşayacağını. Eğer onun istediği gibi yaşamazsan, öldürüldüğün zaman, devlet mercileri seni suçlu buluyor. Öldürülüyorsun ama karşı taraf sen “travesti” olduğun için, transseksüel olduğun için, eş cinsel olduğun için ceza almıyor, sadece insan öldürmenin cezasını alıyor. Nefret cinayetleri kapsamına alınmıyorsun bedeninin heteroseksist zihniyete göre kullanmadığın için. Bu ne demek oluyor; eşcinsellerden, travestilerden, transseksüellerden nefret edebilirsiniz. Onlar lanetlenmiş yaratıklardır, öldürülmeyi hak ediyorlar. Öldürürseniz herhangi bir şekilde, nefret suçu işlememiş olacaksınız ve ekstradan ceza almayacaksınız.
Oysa bir insan, dilinden, dininden, ırkından, renginden, milliyetinden, cinsiyetinden, vesairesinden dolayı öldürülürse, nefret suçları kapsamında katillere ağırlaştırılmış hapis cezası veriliyor ama buna eşcinseller, transseksüeller, travestiler dahil değil. Neden; çünkü devlet onları insan yerine koymuyor. İnsan olmanın belli kıstasları var tabi heteroseksist zihniyete göre. Erkek egemen yapıya, heteroseksizme uygun olacaksın. Milliyetçiliğinden cinsiyetçiliğine kadar da tüm unsurlar heteroseksizmin hizmetinde zaten.
Batı’da tam tersi işliyor adalet sistemi, insanlık sistemi. İnsana, insan olduğu için değer veriliyor; egemen yapnın standartlarına uyduğun için değil. Bir bakıma heteroseksist toplumların ayrımcılık olmazsa olmazı. Eşitlik, özgürlük, demokrasi diyorlar ya, sadece kendi yapılarına uygun bir demokrasiden bahsediyorlar, sadece kendi çıkarlarına uygun bir insanlıktan bahsediyorlar.
Bir “travesti” öldürüldüğü için katili hak ettiği cezayı almadı. Soruyorum devlete, millete ve bu ülkede yaşayan herkese: Ne düşünüyorsunuz, umrunuzda mı? Hiç yüreğiniz sızladı mı bir insan heteroseksist sistemin bir parçası olmadığı için? Boğazınızdan da lokma çok rahat geçecek, başınızı da yastığa çok rahat koyup uyuyacaksınız. Çünkü siz de heteroseksistsiniz!
Bu adaletsiz karar ne gazete manşetlerine, ne de televizyon haberlerine yansıyacak. Çünkü bir travestinin öldürülmesi size dokunmayacak. Peki bütün LGBTİ’lerin kökü kazınsa, kazınmaz da, çünkü LGBTİ’ler heteroseksüel ilişkilerden doğuyor ve üremeyi sağlayan genle eşcinsellik geni aynı, kazınsa sadece o günün haberi olurlar değil mi? Ertesi gün gene heteroseksist heteroseksist yaşar gidersiniz. Bir canlının doğuştan getirdiği yaşama hakkı, heteroseksist kültürlerin iktidar olma mücadelesi kadar önem taşıyamaz. Sadece yazık diyorum bu insanlığa. Zaten anlamayacak dünyaya da ne anlatsan boş.
İstanbul Avcılar Meis Sitesi sakinlerinden Seda isimli travesti  nefret cinayetine kurban gitmesine rağmen, katili haksız tahrik indirimden faydalanarak 15 yıl hapis cezası aldı. Katil var olan ceza infaz sistemine göre de sadece 8 yıl hapis yatacak. Tahrik indiriminin gerekçesi, nefret cinayetine kurban giden Seda’nın travesti olması ve de katile (sözde) ilişki teklif etmesi. Nerden biliyoruz ilişki teklif ettiğini? Bütün travesti, transseksüel, eşcinsel, nedense katillere hep ilişki teklif ediyor. Oysa benim bildiğim erkek egemen olan bu ülkede ilişki hep erkeklerden ve erkek geçinenler tarafından teklif edilir. LGBTİ’ler korkarlar, çekinirler böyle bir şeye. Aklınız alıyor mu eşcinsellerin, transseksüellerin erkeklere ilişki teklif ettiğini diyeceğim ama insanlar çıkarına uygun neye inanmak istiyorlarsa ona inanıyorlar ne yazık ki?
Aslında ötekileştirilen kesimlere karşı olan önyargılar, adalet sisteminin yanlış kararlar almasını da pekiştiriyor. Zaten yasalarda eşcinsel, “travesti” diye bir şey yok. Hakim neye göre karar verecek ki? Geleneksel yapının ahlak anlayışına göre karar verecek önünde eşcinsellerle ilgili karar verebileceği bir mevzuat olmayınca. Eğer karar verici mekanizma da heteroseksistse, tabiki de travestiliği tahrik unsuru olarak değerlendirecektir.
Katil diyor ki, “Alkollüydüm, bana ilişki teklif edince kızgınlıkla darp ettim, öldürme niyetim yoktu.” Bu iddiaya kargalar bile güler ama adalet sistemimiz, yargımız bu ifadeyi ciddiye alıyor ne yazık ki. Ölen zaten bir “travesti” değil mi, katil de zaten heteroseksizm tarafından, daha ne olsun?
Ve ne yazık ki Adli Tıp ölen travestinin tecavüze uğrayıp uğramadığı, ilişki yaşayıp yaşamadığını araştırmamış bile. Oysa bu ülkede şöyle bir gerçek var: Eşcinseller, travestiler, transseksüeller kendileriyle ilişkiye giren, eşcinselliğini kabul edememiş gizli eşcinseller tarafından öldürülmektedir. Devlet eşcinsel karşıtı olunca, heteroseksizm tarafında yer alanı savunuyor.
Alıntı: Radikal